Crescent 的个人资料Crescent照片日志列表 工具 帮助

日志


4月12日

Ankara 'Bu vahsete son verin!' haykirislari ile cinladi...

[Sesonline] ANKARA– Son günlerde yaşanan sokak hayvanlarına yönelik katliamları protesto eden hayvan korumacılar ve hayvan hakları savunucuları, “5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu balondur” diyerek, üzerinde 5199 yazan balonları havaya bıraktılar. Ankara Tandoğan Meydanı’nda bir araya gelen hayvan korumacılar ve hayvan hakları savunucuları , ‘Duymayan Kalmasın’ yazılı pankartın altında yaptıkları basın açıklamasında, “bugün dünyaya gelmekten başka ‘kabahat’i olmayan ve Türkiye genelinde vahşice öldürülen, tecavüze uğrayan hayvanlar için buradayız.” dediler.

Aralarında, Anhayko, Ankapati, Doğayı ve Hayvanları Koruma Derneği (DOHAYKO), HAYTAP, Dünya Yalnız Bizim Değil Platformu (DYBD), Eskişehir HKD, Sorgun Platformu, Barınak Gönüllüleri Derneği, Ankara Veteriner Hekimler Odası, Türkiye Veteriner Hekimleri Birliği, Yaşam Hakkına Saygı Platformu, Yeşiller, Almanya Bağımsız Hayvan Hakları Birliği, Almanya PETA gibi çok sayıda örgüt ve platformun katıldığı
"İtlaflara, hayvanlara yönelik baskı ve eziyetlere" karşı "Katillerimiz Kim?" konulu miting 12 Nisan Çarşamba günü saat:13.00'de Ankara Tandoğan Meydanı'nda gerçekleşti.
Miting öncesi gerçekleştirilen programda, Ankara Hayvanları Koruma Platformu temsilcileri ve katılımcı kuruluşların yetkilileri CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ANAP Genel Başkan Yardımcısı Hatay Milletvekili Zübeyir Amber ve CHP Grup Başkan vekili İzmir milletvekili Kemal Anadol ile görüştü. Ardından heyet, Ankara Valisi Kemal Onat'la bir toplantı gerçekleştirdi ve itlafların durdurulması, hayvanların yaşam haklarına saygı gösterilmesi talep edildi. Bu toplantının ardından heyet, Anıtkabir'i ziyaret etti. Anıtkabir ziyaretinin ardından da Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu yetkilisi Mrs. Ulrike Hauer ile bir görüşme yapıldı.

Hayvan korumacılar, Ankara’da düzenledikleri etkinlikte, sokak hayvanlarına son günlerde yapılan saldırıları protesto ettiler. Hayvanseverler, öldürülen köpeklerin fotoğrafları ile birlikte “Katilim kim?”, "Dünya Yalnız Bizim Değil",“Hangimiz hayvan”, “Bu vahşete son verin”, “Yaşamak istiyoruz” şeklinde pankartlar taşıdılar. Öldürülen köpeklerin fotoğrafını ve “Bize yazık oldu, sizlere de yazıklar olsun”, “Katilim Kim?”, “Hangimiz Hayvan?”, “Yaşamak İstiyoruz” ve “Bu vahşete son verin” pankartlarını taşıyan eylemcilerden biri ise, ‘Böyle yaşamak ister miydiniz?’ yazılı tel bir kafesin içinde oturdu. Sokak hayvanları katliamlarının Avrupa Birliği müzakere sürecinde Türkiye için utanç kaynağı olduğunu söyleyen eylemciler, 5199 sayılı kanun iki yıldır yürürlükte olmasına karşın uygulanmadığını belirterek şunları kaydettiler:
“Hala sokak hayvanları iç organları parçalanana kadar tecavüze uğruyor, işkencelerle öldürülüyorlar. Suçlular yakalanmıyor, aramızda rahatça dolaşıyorlar. Belediyeler, sokak hayvanı nüfusunun öldürerek değil, kısırlaştırılarak kontrole alınacağını ne zaman kabul edecekler? Toplu soykırımlar ne zaman sona erecek?”

Çok sayıda hayvan korumacı ve hayvan hakları savunucusunun yer aldığı eyleme CHP Ankara Milletvekili Yılmaz Ateş ve sinema sanatçısı Sibel Kekilli de destek verdi. Ateş, “Biz CHP olarak hayvan haklarıyla ilgili önerge verdik. 1993’te Sivas’ta insan yakan zihniyet şimdi de hayvanları yakıyor, katlediyor, sorun zihniyet sorunudur” dedi. Kekilli ise, “Dünyanın her yerinde hayvan hakları ihlali var. Ancak Türkiye’de son dönemde yaşananlar barbarca. Ama bugün yalnız olmadığımızı gördüm, gelecekten umutluyum” dedi.
Eylemciler mitingin ardından, Tandoğan Meydanı’ndan Anıtkabir’e kadar yürüdü ve burada ‘Anıtkabir Özel Defteri’ne etkinlik amaçlarını dile getiren bir de mesaj yazdılar..
Sessizce dağılan grup 26 Nisan’da yine eylem yapacaklarını bildirdi.

KEKİLLİ AFİŞ İÇİN POZ VERDİ

Fatih Akın’ın yönettiği ve Berlin Film Festivali’nde "Altın Ayı Ödülü"nü alan "Duvara Karşı" filminin baş oyuncusu Sibel Kekilli, Merkezi ABD'de bulunan 1 milyon üyeli PETA ( People for the Ethical Treatment of Animals / Hayvanlara Etik Davranış İçin Mücadele Edenler Birliği ) örgütününün Almanya temsilciliğiyle birlikte Ankara'ya geldi ve mitinge katıldı. Kekilli "Türkiye’deki sahipsiz köpeklere bu derecede vahşice davranıldığına inanamıyorum. Yaşananlar kamuoyuna derhal aktarılmalı ve yetkililer harekete geçerek önlem almalı. Bu nedenle Türkiye’deki hayvanları koruma örgütleriyle ve PETA ile birlikte hareket ediyorum" dedi. Kendi de köpek sahibi olan Sibel Kekilli, köpek doğumlarının kontrol altına alınması için başlatılan kampanyayı hazırlanan afişle temsil edecek. "Her yaşam mutlu sonla bitmez" sloganı ile yola çıkan sanatçı burada her yıl sayısız sokak hayvanının açlıktan öldüğüne, dövüldüğüne ve zehirlendiğine dikkat çekiyor. Kekilli, afiş için Berlinli fotoğrafçı Nela König’e poz verdi.

HAK MÜCADELELERİ BİR BÜTÜNDÜR
Mitingi düzenleyen kuruluşlar adına yapılan açıklamada şöyle denildi: "Sokak hayvanlarına iç organları parçalanıncaya kadar tecavüz edilen bir ülkede yaşamak sizi yaralamıyor mu?.. Gecenin karanlığında birileri kanlı ellerini, dünyaya gelmekten başka hiçbir suçu olmayan masum hayvanlara uzatıyor ve bu yaptıkları yanlarına kâr kalıyor... Hayvanlar, saatlerce can çekişerek, tüm vücudu acılar içinde titreyerek can veriyorlar. Ödediğimiz vergilerle bu soykırım için zehir alınıyor… Buna isyan ediyoruz!.. 5199 sayılı yasanın "suç" saydığı eylemler rahatlıkla uygulanıyor. Bu canlıların katilleri kim?.. "
Doğayı ve Hayvanları Koruma Derneği (DOHAYKO) adlı hayvan koruma örgütünün sözcüsü Nesrin Çıtırık da yaptığı yaptığı açıklamada; "Kapkaççılar ortalıkta dolaşıyor. Yakalanıyor ve serbest bırakılıyor. Kimse bunlardan korkmuyor, ama sokakta kendi halinde giden köpekler derhal yakalanıyor ve ölüme mahkûm ediliyor. Çünkü insanlar bunlardan "korkuyor" deniyor. Bu ne yaman çelişkidir..." dedi.
Dünya Yalnız Bizim Değil Platformu (DYBD) sözcüsü, Birgün gazetesi yazarı Yalçın Ergündoğan da mitingle ilgili yaptığı açıklamada;
"Tüm canlıların yaşamı birbirine o kadar bağımlı ki. Birinin varlığı diğerinin varlığının ve yaşamının garantisi… Peki ama, en akıllı, en bilgili, en zeki olduğunu iddia eden insan, neden bu bilinçte değil? Neden, ekolojik dengeyi bozucu adımlar atıyor her zaman? Bir hayvan türü olan insanın, aklı, zekâsı, bilgisi, diğer türler üzerine baskı ve tahakküm kurmasına, yok etmesine neden engel olamıyor? Yoksa insan türü sanıldığı kadar sosyal ve akıllı değil mi?" dedi. Ergündoğan açıklamasını şöyle sürdürdü: " Bu bağlamda düşünüldüğünde, hak mücadelelerinin bir bütün olarak görülmesi ve bilince çıkması da gerekmez miydi?.. “Önce İnsan” yaklaşımı da, yerini çoktaaan “Tüm Canlılar” yaklaşımına bırakmış olmalıydı. Kendilerini savunacak “avukatları”, çıkarlarını koruyacak “sendikaları”, hükümetler üzerinde baskı kurabilecek “oy hakları” olmayan hayvanlar üzerinde yürütülen en ağır baskı, zulüm ve sömürünün önüne nasıl geçilebilecek? Türkiye’de hak ve özgürlük mücadelesi veren siyasal akım ve güçlerin bu yönde kafa yormamaları büyük bir eksiklik ve “ayıp” değil mi? “Türcülüğü” reddeden, tüm canlıların yaşam hakkına saygı duyan, baskıya, sömürüye karşı çıkan herkesi hak mücadelelerini bir bütün olarak görmeye ve hayvan hakları için de mücadele etmeye çağırıyorum..."

THE GUARDİAN'DA MAKALE
Başkent Ankara’da onlarca köpeğin bir çöplükte ölü bulunması, yavru köpeklerin torbalara doldurulup öldürülmesi ve tecavüz edilmesinin yankıları yabancı basında sürüyor. Türkiye’de başta Çevre ve Orman Bakanlığı ve çevre ile ilgili resmi kuruluşlar hayvan katliamıyla ilgili sessizliklerini korurken İngiliz The Guardian Gazetesi’nin köşe yazarlarından Alexander Chancellor da olaya tepki gösterdi. Yazar, "önceleri Ankara’nın bir AB şehri gibi olduğunu sandığını, ancak köpek katliamı haberinin fikrini değiştirmesinden korktuğunu" ifade etti.
Chancellor, Ankara hakkındaki bu görüşlerine rağmen ertesi gün uçakta kendisine verilen Daily Telegraph Gazetesi’ni okuduktan sonra görüşlerinin değişmesinden korktuğunu söyledi. Chancellor, okuduğu gazetede
"İslami belediyelerin, İslami kaygılardan dolayı köpekleri torbalara doldurup öldürdüğü"nün yazıldığını aktardı. Yazar, Ankara’daki köpek katliamı haberinde "Müslümanların pis olduğuna inandıkları köpekleri öldürdüğünün belirtildiğini" de ekledi. Belediye görevlilerinin pis olduklarına inandıkları köpeklere işkence ettiğinin ve öldürdüğünün yazılı olduğunu ifade eden Chancellor, bu olayın kendisinde Türkiye’nin AB üyeliğine hazır olup olmadığını sorgulamasına neden olduğunu söyledi. Chancellor ayrıca "Pis olarak nitelendirdiğin köpekleri, neden cinsel olarak istismar etmek istersin ki?" diye sordu. Chancellor, İslamiyet inancına göre hayvanların da Allah tarafından yaratıldığı için saygı duyulması gereken varlıklar olduğunu hatırlattı. Yazıda, Türkiye’nin Avrupalılaşması için büyük çaba harcayan Mustafa Kemal Atatürk için de "muhteşem lider" ifadesi kullanıldı.

评论

请稍候...
很抱歉,您输入的评论太长。请缩短您的评论。
您没有输入任何内容,请重试。
很抱歉,我们当前无法添加您的评论。请稍后重试。
若要添加评论,需要您的家长授予您相应权限。请求权限
您的家长禁用了评论功能。
很抱歉,我们当前无法删除您的评论。请稍后重试。
您已超过了一天之内允许提供的评论数上限。请在 24 小时后重试。
因为我们的系统表明您可能在向其他用户提供垃圾评论,您的帐户已禁用了评论功能。如果您认为我们错误地禁用了您的帐户,请联系 Windows Live 支持部门
完成下面的安全检查,您提供评论的过程才能完成。
您在安全检查中键入的字符必须与图片或音频中的字符一致。

若要添加评论,请使用您的 Windows Live ID 登录(如果您使用过 Hotmail、Messenger 或 Xbox LIVE,您就拥有 Windows Live ID)。登录


还没有 Windows Live ID 吗?请注册

引用通告

此日志的引用通告 URL 是:
http://crescentcr.spaces.live.com/blog/cns!BA47C8E2F8A78428!175.trak
引用此项的网络日志