Defne Samyeli
Suça ortak olmayı mı seçiyorsunuz? (ANALİZ)
Yeter artık!
Büyük bir suç işleniyor...
Sadece suç değil, büyük bir günah...
'Önemli olan insan hayatı' deyip, sanki hayvanları korumak, onlar adına konuşmak insan düşmanlığıymış gibi göstermeye, 'Bana dokunmayan bin yaşasın' mantığıyla gözümüzü kulağımızı kapatmaya daha ne kadar devam edeceğiz?
Türkiye'nin her bir yanında, belediyeler her gün cinayet işliyor! Kanuna göre 'hayvan barınağı' kurmak zorunda olan bu belediyeler, sözde barınaklarında bu dünyada maalesef Türkiye toprakları üzerinde doğmuş olmaktan başka bir suçu olmayan hayvanlara akıl almaz işkenceler etmekte, hatta sırf keyif için onları katletmektedirler.
En son şu Mamak'ta yaşanan rezaleti hiçbir zaman unutmamalı, unutturmamalıyız..
***
Ankara Mamak çöplüğüne belediyeler tarafından atılmış yüzlerce köpekÖBir kısmı toplanırken öldürülmüş, bir kısmı canlı canlı atılmış. Yavrular diri diri poşete konularak boğulmuş... Canlı olanlara, iç organları parçalanıncaya kadar tecavüz edilmiş...
Görüntüleri var...
İçi kaldırabilen bakmış, görmüştür...
5199 sayılı bir yasaya göre sayın okurlar, belediyeler hayvanları korumak, İçişleri Bakanlığı da bu anlamda onları denetlemekle yükümlü.
Devlet kurumları, bu kanunla resmen dalga geçiyor...
Neden?
Çünkü onu bir türlü içselleştiremediler de ondan. Dostlar alışverişte görsün diye, AB istedi diye hayvanları korur-muş gibi yapıyorlar.
Haydi korumalarından geçtik; bari şu katliama bir dur deseler...
Günler geçti, Mamak'la ilgili ne adamakıllı bir soruşturma açıldı, ne bir sorumlu ortaya çıkarıldı...
***
Hayvana 'iç organları parçalanıncaya kadar tecavüz edebilen', yavruları boğabilen adamlar, belediyede çalışıyor...
Aramızda yaşıyor...
Bizlerle aynı bakkaldan ekmek alıyor...
Ben soruşturulsun ve bulunsun istiyorum, kim bu sapık katiller?
Ama, yetkili kurumlardan, siyasetçilerden, muhalefetten 'tık' yok....
Öyle ya, Türkiye'nin bir sürü gerçek(!) sorunu var...
Merak ediyorum, şu siyasetçilerden hiç biri mi görmüyor, olanı biteni farketmiyor, izlediğinde gözünden bir damla yaş akmıyor diye..
Çünkü sorsanız, hepsi evinde mutlaka bir hayvan besleriyordur...
***
Daha geçenlerde - DOHAYKO ve HAYTAP'ın ortaklaşa bastırıp gönderdiği etkileyici broşürlerde yer alan bilgiye göre- İl Çevre ve Orman Müdürlüğü, Büyükada hayvan barınağına 'uygundur' raporu vermiş...
Broşürü gönderenler, Büyükada Hayvan Barınağı'ndan fotoğraflarını tokat atar gibi basmışlar kuşe kağıda... Tarif etmeyeyim dilerseniz... Ancak şunu söyleyebilirim ki en zalim insan bile bir köpeğin bu kadar zulüm görmesi karşısında sessiz kalamaz. Sonuç: devletin resmi kurumu, gerçekdışı bir rapor veriyor!
Hayvanseverler, bir zabıta tarafından üzerine nişan alınmış, korku içinde vurulmayı bekleyen bir köpeğin olayından hareketle soruyor:
'Devleti soymadı; hırsızlık yapmadı; kapkaç yaparak kadınları yerlerde sürüklemedi; çocuklara tecavüz etmedi; düğünde keyif için silah sıkıp adam öldürmedi; gıdalarımıza zehirli katkı maddeleri koyup bizi içten içe öldürmedi... Peki o zaman, niye ahlaksızca ve insafsızca öldürülüyor, çöp arabasına atılıyor?' diye....
***
Ben biliyorum...
Bakın...
'Kötü'ler, 'cani'ler, 'sapık'lar yalnız belediyelerde istihdam edilmiyor...
Onlar her yerde...
Onlar içimizde...
Bir başka broşür...
'Hayvanlar niye korunmaya muhtaç?' sorusuyla başlayan metin, kanıt fotoğraflarla devam ediyor...
Fotoğraf 1-) Çocuklar yavru bir köpeğin boynunu telle iyice sıkıp, onu boğup, sokağa atmışlar... Oyun olsun diye...
Fotoğraf 2-) İşkenceye maruz kalan, kuyruğu kesilen bir köpek...
Fotoğraf 3-) Köpek dövüşçüleri tarafından sopayla felç edilen, antrenman olsun diye dövüşçü pittbulların önüne atılan bir başka köpek...
İçimizden birileri, bu olanlarda aktör... Onlar, onların çocukları, canlı hayatını hiçe sayıyor, sokak hayvanlarını sapık ve sadist emellerini gerçek kılacak enstrümanlar olarak görüyorlar. Aynı insanlar, zaten bir başka olayda karşımıza ya karısını deşen, ya çocuğunu öldüren, ya üç kuruş için arkadaşını boğazlayan ya da komşusunun 14 yaşındaki kızına tecavüz eden birileri olarak çıkıyorlar...
İçimizden birileri, sokakta hayvan görmek istemiyor... 'Kutsal olan, insan hayatı' diyor.. Niye? Köpeklerin böyle bir şiddete maruz bırakılmalarını haklı çıkaracak ne bir din, ne de bir inanç sistemi var. Kaldı ki hayvan hayatına saygı duyanlar, 'Önce hayvan! Önce hayvan!' mı diyor? Hayvanseverler, hayvanlara da 'çağdaşça' yaklaşılmasını, sorunlarının mağara adamı gibi balyozla değil, bugüne yakışacağı şekilde 'akılla' çözülmesi gerektiğine inanıyoruz.
İçimizden birileriyse, bu olanları doğal ve hatta normal karşılıyor.. Efendim, doğuda hayvana tecavüz çok yaygınmış... Efendim bunlar çoğala çoğala bizi mi yesinmiş... Efendim böyle kendini bilmezler varmış ama onlara karşı ne yapılsınmış....
İşte en tehlikelisi, bu son grup...
***
Çünkü sevgili okurlar, bu 'vurdumduymaz' bu 'benden sonrası tufan'cılar, sadece hayvana mayvana değil, etraflarında kendilerini direkt olarak ilgilendirmeyen diğer sorunlara da bu kadar duyarsız yaklaşıyorlar... Bu gibilerden oluşmuş toplumlarda demokrasi bırakın gelişmeyi, yeşeremez bile. Zira bunlardan oluşmuş toplum, demokrasi için en önemli yetenekten, sorgulama yeteneğinden tamamen yoksundur.
Hiç olmazsa bu nedenle...
Gelin artık bir şeyler yapalım...
En azından şu son Mamak rezaletine tepkimizi ortaya koyalım...
Koyalım ki bu vahşetin üzerini de kapatıp, sapıkları, katilleri serbestçe normal insanların arasına bırakamasınlar... Gazeteleri, televizyonları arayalım... Olayı takip edelim... Başbakanlığa başvuralım.. Mektup yazalım.. Faks çekelim...
Bilelim ki bu manyaklar, -bırakın başka köpeği- yarın bir gün sizin, benim, çoluğunuzun çocuğunuzun namusuna, malına, canına zarar verme potansiyeli büyük olan kişiler...
Ben değil, uzmanlar diyor... Aklın yolu da bir zaten... Bir köpeğe onu öldürünceye kadar tecavüz edebilen birisinden, -belediye görevlisi olsun ya da olmasın-, etrafındaki kadına kıza 'normal' bir gözle bakmasını bekleyebilir misiniz Allahaşkınıza?